Parıltının görme olayında rolü çok önemlidir. Görülen her şey değişik parıltıları olan çeşitli renkli ya da renksiz yüzeylerdir. Bir yerdeki aydınlık düzeyi, aydınlatma problemleri için çok önemli bir büyüklük olmakla birlikte, göz tarafından doğrudan doğruya görülemez. Ancak, bu aydınlık düzeyinin etkilediği yüzeyler, ışık yansıtma çarpanları ve aydınlık düzeyinin değerine bağlı olarak, az ya da çok ışıklı olarak görülürler. Başka deyişle, görülen aydınlık düzeyi değil, parıltıdır. Örneğin, yazı tahtası üzerindeki tebeşir çizgisi daha parlak, daha ışıklı görülür. Bunun nedeni, aynı aydınlık düzeyinin etkisinde bulunmalarına karşın, beyaz çizginin ışık yansıtma çarpanının, siyah yazı tahtasının ışık yansıtma çarpanından daha büyük olmasıdır.
Görsel hedef ve çevresinin aydınlatılış şekli, yapılan işin görülebilirliğini etkiler. Parıltısı yüksek ve renkli yüzeyler daha fazla dikkat çeker. Bir çevrede belirli bir görsel işe konsantre olunması isteniyorsa, görsel işin yapıldığı bölgenin daha renkli ve daha parıltısı yüksek olmasını sağlayarak, dikkatin bu noktaya çekilmesi ve bu noktada tutulması gerçekleştirilebilir. Görsel alan içinde bulunan, birincil ve ikincil ışık kaynaklarının parıltıları arasındaki farklılığın gerekenden az olması halinde, başka deyişle, kontrast duyum eşiğinden az olması durumunda, görme yeteneğinin azalmasına bağlı olarak, görsel performans nasıl azalacak ve görsel açıdan konforsuzluk durumu ile karşılaşılacaksa, bu farklılığın, kontrastın, çok fazla olması da kamaşma olayına neden olacaktır. Kısaca, çevrede parıltı kontrastının yükselmesi, kamaşma olayının nedenidir denebilir. İki tür kamaşma olayından söz edilebilir;
● Yetersizlik kamaşması,
● Konforsuzluk kamaşması.
Yetersizlik kamaşması; kullanıcının görsel iş yapma yeteneğini düşürür. Işığın retina üzerinde saçılması nedeniyle meydana gelir. Gözün kontrast duyarlığının düşmesi ile açıklanabildiğinden, ölçülebilir bir büyüklüktür. Yetersizlik kamaşması, parıltı kaynağının parıltısı ve alanı ile doğru, kaynakla görsel hedef arasındaki açı ile ters orantılı olarak değişim gösterir. Bu nedenle, görsel hedef ile kamaşmaya neden olan kaynak arasındaki parıltı kontrastını azaltmaya yönelik olarak, aşağıda önerilen pratik önlemlerle yetersizlik kamaşmasını önlemek olanaklıdır:
● Kamaşma kaynağının açısal sapmasını arttırarak ( bu sapma 40 dereceye ulaştığında yetersizlik kamaşması ihmal edilebilir düzeye inebilir),
● Kamaşmaya neden olan kaynağın görülen alanını büyütme yoluyla parıltısını azaltarak, ya da kaynağı ışık yayıcı veya kesici bir elemanla maskeleyerek,
● Görsel hedefteki aydınlık düzeyini yükselterek,
● Görsel hedef çevresindeki parıltıyı, hedef parıltısının 1/10 ile 1/1 i arasında tutarak,
● Görsel hedef ve çevresinde yüksek yansıtıcı yüzeylerden kaçınarak.
Konforsuzluk kamaşması, binalarda daha çok karşılaşılan bir kamaşma türüdür, görsel işin belirli bir rahatsızlık duyumu altında yapılması sonucunu doğurur. Konforsuzluk kamaşmasının değerlendirilmesinde, kamaşmaya neden olan kaynağın parıltısı ve bakış doğrultusuna göre konumu (pozisyon faktörü), kaynağın gözlemleme noktasından görülen uzaysal açısı ve çevre parıltısı değişkenlerinin fonksiyonu olarak hesaplanabilen kamaşma indeksi (glare index) ölçütleri kullanılmaktadır. Örnek olarak, Tablo 2 de farklı işlevlere sahip bazı mekanlar için önerilen izin verilebilir kamaşma indeksi değerleri verilmektedir.
Işık kaynağı ile çevresi arasındaki parıltı kontrastını azaltmaya yönelik, aşağıda önerilen pratik önlemlerle konforsuzluk kamaşması önlenebilir:
● Kaynağı maskeleyerek bakış doğrultusundaki ışık şiddetini azaltmak,
● Kaynağın konumunu bakış doğrultusundan büyük ölçüde saptırmak,
● Çevre parıltısını, hedef parıltısından fazla olmayacak şekilde arttırmak,
● Kamaşmaya neden olan ışık kaynağından çevresine doğru, derecelendirme yolu ile, yakın çevresinin parıltısını arttırmak.
Kaynak: Aydınlatmanın Temel Kavramları - Prof. Dr. Mehmet Şener Küçükdoğu - Lamp 83 yayınları.